Genel

çocuklar için hikayeler: Mutlu ve umutlu küçük arı

Bir zamanlar sıradan bir dağın arkasındaki sıradan bir nehrin yanındaki sıradan kasabanın icindeki siradan bir çiftliğin ön bahçesinin siradan korkuluklari arasında mükemmel bir arı kovanı varmis.

Bu kovanın icinde bir tane kraliçe arı ve yüzlerce muhteşem işçi arı yaşarmış.

Bir gun saran çiftlik sahibinin sıradan torunu bu kovanla oynamış ve kovanı suya duşurmuş. Arılar hemen acil durum konumlarını almışlar. Ama birçoğu boğularak olmuş.

Kraliçe arı işci arıları toplamış ve ne yapacaklarini konuşacaği sirada dikkatini bir arinin yuzundeki umutlu ve mutsuzluktan ölmeyen ifadesi cekmiş, hem de diğer arılar dunyanın sonuymuş gibi bakarlarken.

Kraliçe arı onun one çıkmasını istemiş, nasıl mutlu ve umutlu olabildiğini sormuş. Mutlu işci arı “Mutluyum, çünkü yasıyorum.” demiş. Yasamaktan başka isi yokmuşcasına (!)

Kraliçe arı onun bunu nasıl yaptığını öğrenmek icin kovanın hemen altındaki karınca yuvasında yasayan bilge karıncaya akil danismis. Bilge karınca umutlu ve mutlu olmanın doğuştan gelen bir yetenek oldugunu, bilmekle yapılamayacak oldugunu ancak bu yeteneğe sahip olmanın tek yolunun bu yeteneğe sahip olan hayati sona erdirip bu sekilde bu yeteneğe sahip olmak oldugunu soylemis. Ancak sonunda söylediği “Tabi basarili olunabilirse” cümlesini duyamamış heyecandan kraliçe arı. Hemen “O yeteneği istiyorum, sonucu ne olursa olsun” demiş mutlu işci arinin hayatına son vereceğini kastederek.
Bilge karınca ona oldurucu asitinden vermiş ve incelikleri anlatmış. Kraliçe arı yeteneğini kazanmak üzere mutlu işci arinin yanına gitmiş.

Ona yaklaşmiş ve sinsice ona zehri dökecekken mutlu arı donup ona “Bugun çok umutlu gorunuyorsunuz kraliçem” demiş. Kraliçe arı gercekten umutlu olabildiğini fark etmış o an. Her ne kadar umutlu olduğu konu bir mutlu arinin hayatına son verip onun yeteneğine sahip olmak olsada icinde umut oldugunu fark etmiş.

Kraliçe arı umut potansiyelini fark edip düşüncelere dalarken, mutlu kucuk arı karınca asidinin kendisi icin oldugunu anlayıp kovanı terk etmiş. Bilge karıncaya gitmiş kraliçe arinin neden onu oldurmek istediğini öğrenmek icin. Bilge karınca anlatmis ona kraliçe arinin istegini, nasıl yapilacagini. Ve yine eklemiş sonuna “Tabi basarili olunabilseydi” diye. Onu sonuna kadar dinleyen mutlu arı daha mutlu olabileceği, mutluluğunu sürdürebileceği farklı kovanlar aramaya çıkmış.

Hep sevmiş kendini. çünkü o, herkesten farklı bir yeteneğe sahipmiş: Mutlu ve umutlu olmak. Ve o yeteneği hiç bir canlı kendisinden alamayacakmış, ölene kadar.

Bir yorum yaz...